Çok sayıda araştırma, genel olarak plastiklerin ve özellikle mikroplastiklerin deniz ve tatlı su sistemlerinde, sedimentte, toprakta, su kolonunda ve yüzey katmanları dâhil olmak üzere tüm çevresel bölmelerde bulunduğunu göstermektedir. Her nereye bakarsak plastiklerle karşılaşma ihtimalimiz var ve bunların bazı muhtemel kaynakları da, yanlış yönetilen plastik atıkların parçalanması ve aşınması, atılmış/kaybedilmiş malzemeler ve tekstil ürünlerindeki mikrofiberlerdir. İnsan aktivitesi olsun olmasın, dünya üzerindeki neredeyse tüm ekosistemlerde görülebilen Mikroplastikler oluş şekillerine göre iki ana gruba ayrılırlar:

1.)    Birincil mikroplastikler

Bu tip mikroplastikler, direkt olarak mikroplastik şeklinde üretilen plastiklerdir. Pelet ya da mikroküre şeklinde üretilen bu plastikler çoğunlukla kozmetik sektöründe hammadde olarak kullanılırlar. Bu tür mikroplastikler daha çok kişisel bakım ürünlerinde oldukları için, lavabolarımızdan direkt olarak doğaya kirletici olarak geçebilmektedirler.

2) İkinci Mikroplastikler

Bu tür mikroplastikler daha çok büyük boyutlu plastik malzemelerin çeşitli şartlar yardımıyla (fiziksel, kimyasal, biyolojik) parçalanarak daha küçük parçalara ayrılması sonucunda oluşan plastiklerdir. Bu tür mikroplastikler, plastik menşeili olan her türden malzemenin geri dönüştürülmek yerine doğaya atılması sonucu doğal ortama kirletici olarak girmektedirler.