Mikroplastik kirliliğinin bilinen birçok zararı vardır. Bunları iki ana kategoriye ayırmak gerekmektedir. Birincisi canlıların plastik materyalleri yutmasıdır. İkincisi ise plastik materyallerin sahip oldukları etkidir. Günlük hayatımızda plastik malzemelerin muazzam kullanımı göz önüne alındığında, mikroplastiklerin parçacık olarak verebilecekleri zararlar ve sahip oldukları kimyasal bileşenlerinin zarar potansiyelleri daha da anlaşılacaktır.

Birçok çalışma, mikroplastiklerin birçok deniz ve kara canlısı tarafından yutulabileceğini ortaya koymaktadır. Bunlar içinde en fazla bilineni midesi plastik dolu halde bulunmuş olan ölü kuşlardır.

 

Kaynak: By Claire Fackler [Public domain], via Wikimedia Commons

 

Bunun yanında birçok deniz canlısı bu mikroplastik partikülleri yutmak zorunda kalmakta ve bu da birçok ölümcül etkiye neden olabilmektedir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar, 2000’den fazla deniz canlısının mikroplastik partiküllerden direkt olarak etkilendiğini ortaya koymaktadır. (Detaylı bilgi için : http://litterbase.awi.de/ )

Son yapılan bir araştırma dünya genelinde ölü olarak bulunan tüm deniz kaplumbağalarının midelerinde mikroplastik olduğunu ortaya koymuştur.

Plastikler sadece fiziksel olarak zarar vermezler. Çoğu plastikler, örneğin polietilenler (PE) ve polipropilenler (PP) genellikle biyolojik olarak ilgisiz (inert) kabul edilir. Fakat bunların üretiminde kullanılan bazı monomerlerin ve oligomerlerin, kullanım sırasında sızarak daha sonra da insanlara ve diğer canlılara bulaşabildiği tespit edilmiştir. Bunun en yaygın bilinen örnekleri, polikarbonatın (PC) bir monomerik yapım bileşiği olan bisfenol A (BPA) 'dır. Aynı zamanda strafor yapıdaki ambalajlarda yaygın olarak kullanılan polistirenin (PS) içeriğindeki stiren de bir katkı maddesi olarak sızıntı yapma potansiyeline sahiptir. Bu monomerlerin her ikisinin de endokrin bozucu kimyasal maddeler olduğundan şüphelenilmektedir (EDC'ler). BPA'nın idrar, kan, anne sütü ve doku örneklerinde bulunabildiği defalarca bildirilmiştir. Ana maruz kalma yollarının inhalasyon, deri teması ve yutma olduğu düşünülmektedir ve plastiklerin bünyesindeki monomer, oligomer ve diğer kimyasallara maruz kalındığında, örneğin üreme anormallikleri gibi olumsuz etkileri olabileceğine dair kanıtlar da bulunmaktadır. 

Plastik ürünlerinde yaygın katkı maddesi olarak kullanılan kimyasallardan bazıları, di-oktil ftalat (DnOP) ve di (2-etilheksil) ftalat (DEHP) gibi ftalatlardır. Fitalatlar, hayvanlarda ve insanlarda oldukça geniş yelpazedeki sağlık sorunlarına neden olabilmektedir ve kullanım alanlarındaki genişlikten kaynaklı olarak insanlarda idrar ve kan örneklerinde yaygın olarak bulunabilmektedir.